Hangi noel pazarına gitsek kararsızsanız diye bir post çıktım geçtiğimiz günlerde Instagram hesabımdan. Ne kadar ilgi gördüğünü ve kaydedildiğini fark edince gezi yazılarımın bu kadar okunduğu websitemde de bu bilgiler olmalı diyerek o posta biraz daha eklemeler yaparak bu yazıyı kaleme alayım dedim. Çoğu görseli önceki ilgili yazılarımdan görmüş olabileceğiniz için fotoğraf adedini az tutacağım.
Daha önce gezi yazılarımda bulabileceğiniz üzere 4 farklı noktada noel pazarlarını deneyimlemiştim. Fransa, İsviçre, Bulgaristan ve Avusturya. Hepsinin kendince güzellikleri var elbette ama daha önce hiç noel pazarlarını gezmediyseniz ve nereden başlasak karar veremiyoruz diyorsanız size kendi tecrübelerimden kısa kısa notlar. Söz, bu en kısa gezi yazım olacak 😉
Fransa – Colmar & Strasbourg ve civar kasabaları (yani bizim gördüklerimiz Mullhouse, Riquewihr, Eguisheim, Kaysersberg, Turcheim, Selestat, Chatenois, Ribeauville. Hangisi nasıldı buna hiç girmiyorum, Colmar yazısında var) sizi bir masal kitabının sayfaları arasında gezdiriyor adeta. Fransa bu işi uçurmuş o kadar profesyoneller ki insan noel harici bu insanlar nasıl yaşıyor, ne yiyor ne içiyor diye düşünüyorsunuz. Kısa mesafelerde pek çok kasaba gezebileceğiniz için avantajlı. Toplu taşıma biraz saat odaklı, sizi sınırlar, araba kiralamak daha iyi seçenek.

İsviçre de asla tek noktalık değil. Yine raba kiralayıp olabildiğince fazla gezmeli, burada mesafeler geniş çünkü kasabadan ziyade şehir geziyorsunuz. Zürih şart, Basel küçük—orta ölçekli tam bir Avrupa şehri, Bern sıcacık hisli hatta en sevdiğim İsviçre kenti oldu diyebilirim. Montrö minicik gezilecek yeri az, sadece kale var ama biz kapanma saatinden önce yetişemedik. O yüzden tek alamet-i farikası uçan Noel baba ve kızağı. Gruyeres’ in içtenliğini ve samimiyetini anlatacak tatlılıkta kelimem yok. Beni tam anlamıyla büyüledi. Bern şehir, burası kasaba o yüzden kıyaslamıyorum. Ama buranın enerjisi o meydana girdiğim anda beni alıp götürdü. Hele ki tam da modumun biraz düşük bir anıydı, aldı uçurdu beni. Buraya baharda gelsem etkisi farklı olur doğası sebebiyle kesin ama karda bir rüya. Asla es geçmeyin burayı. Tabii bir de İsviçre söz konusu olunca Bernina expressi var seçenek olarak ama bizim rotamız gereği bu sefer araba tercih etmemiz gerekiyordu. Bernina tecrübesini İsviçre Alplerinin yemyeşil olduğu bir zamanda görmeye manifestledik.


Avusturya – Viyana tam bir büyük şehir kutlamalarında. Zaman kısıtlı ve tek şehir hakkınız varsa, öyle kasaba köy gezme şansınız olmayacaksa veya daha önce geldiniz sevdiniz bir de Noel zamanı göreyim diyorsanız orası Viyana. Her şey mükemmel düzende ama asla büyükşekir kurumsallığında değil. Dönemin o sıcak ruhunu kaybetmemiş. Bir de Fındıkkıran balesi veya katedralde klasik müzik konseri denk getirirseniz kendinize fevkaladenin fevkinde bir jest yapmış olursunuz.


Bulgaristan – Sofya noel pazarları. Avrupa’da Bulgaristan‘ı da göreyim aradan çıksın derseniz, tren deneyimi yaşayarak Sofya’ ya gideyim düşünceniz varsa değerlendirilir. Bizim motivasyonumuz tam olarak bunlardı. Asıl hedef Noel pazarlarıysa tatmin etmez çünkü Avrupa’ daki muadillerinden epey daha amatörce ele alınmış. Ama şehir sevimli, yemekler güzel bir kez gidilir, gezilir. Aynı caddede kilise, cami, sinagog gezebileceğiniz nadir Avrupa şehirlerinden.

Peki sizin hangisine kanınız kaynadı bu bilgi ve fotoğraflardan sonra?