Yılın o zamanı geldi. Pantone renk enstitüsü yılın rengini açıkladı: Cloud Dancer. Bulut dansçısı diye çevirebiliriz. Beyaz veya bir tonu daha önce hiç yılın rengi olarak belirlenmemişti. Duyurulduğu andan itibaren epey tartışma yarattı. Bu tartışmanın sebeplerine gelmeden önce rengin detaylarına bir bakalım öncelikle.

Bu yıl tercih edilmesinin sebebi içinde bulunduğumuz pek çok açıdan kaotik dünyada, yapay zeka çağının da hayatımıza yüksek bir hızla entegre olmasıyla ihtiyacı hissedilen sakinleşme ve durağanlaşma halinin bu bulut kadar hafif ve saf formuna hayatımıza dahil etme isteğidir. Cloud dancer sağladığı ferahlık ve sakinlikle gerçek rahatlama ve odaklanmaya dikkat çekiyor.

Beyazın bu tonu esasen bizim çok yakından bildiğimiz rakı beyazı diyebiliriz. Hafif kirli gri karıştırılmış beyaz dersek yanlış olmaz çünkü optik beyaz veya süt beyazından kesinlikle bahsetmiyoruz, krem gibi bir sarı yansıma ya da sıcaklık da yok. Bu tanım size soğuk bir renk izlenimi vermesin. Yanına gelen tamamlayıcı renge göre hem sıcak hem soğuk tonlarla birlikteliğe cevap veriyor. Aslında yerine göre hepimizin kullanmaktan hoşlandığı zamansız bir renk.

cloud dancer

Gelelim neden tepki gördüğüne. Gitgide keskin tanımlar arası sınırların kalktığı, cinsiyetsizleşen ve karakterini kaybeden trendlerin ve tasarımların  pompalandığı günümüzde bu trendin iyice altının çizilmeye çalışıldığının görüşünde pek çoğu. Zaten beyazın bir renk olmadığı ve tüm renkleri yansıtan bir konsept olduğundan sebep yılın rengi olarak belirlenmesinin kabul edilebilir olmadığı düşüncesini taşıyor bir kesim de. Ben aslında ikisine de katılmıyorum. İlk gerekçedeki durumun dünyada yaygınlaştığının farkındayım ve bu yönelim beni de fazlasıyla rahatsız ediyor fakat duyurulan renk benim kadar renk düşkünü bir insanda bile böyle bir çağrışım yapmadı. Renk olarak kabul edilip edilmemesi meselesine gelince siyah ve beyaz için bu tüm zamanlara ait bir tartışma konusudur. Buradaki görüşüm de siyah ve beyazı renk olarak kabul edilsin veya edilmesin; hayatımızda kullandığımız duvar boyasından gömleğe, bardaktan nevresime, tablodan takıya kadar her şeyde renk ve seçenek olarak önümüze sunulduğundan ikisini de saf dışı bırakmayı doğru bulmuyorum. Evet tam olarak iki uç ama aynı şekilde değerlendirilmeyi hak eden renkler benim için.

Yılın rengi her yıl açıklandığında mutlaka sevenler kadar sevmeyenleri de çok oluyor ve yapılan tercih her zaman için tartışma yaratıyor fakat geçen sene seçilen bana göre yine tatlı bir kahve-bej tonu olan  mocha mousse ve üzerine bu yıl gelen beyaz tonu ile enstitüyü yerden yere vurduklarını söyleyebilirim. O kadar ki geçen yılki renge çok özür diliyorum dışkı formu verip bu yılki rengi tuvalet kağıdı ile ilişkilendirip “2025’i temizle o zaman 2026” gibi çok alaşağı eden yaklaşımları da gördük sosyal medyada.

Böyle sansasyonel yorumları bırakıp renk kombinasyonları ne veriyor ona bakalım. Siyah bir derece daha zorken beyazı kombinlemekte hiç zorluk çekmeyeceğiz diyebilirim. Vaad ettiği sakinliği destekleyecek kombinasyonları vermiş Pantone. Aşağıda bulabilirsiniz. 

Oyun hamuru markası Play Doh da 70. yılına özel Pantone ile işbirliği yapmış ve cloud dancer renginde hamur piyasaya sürmüş. Hoş bir detay 😉

Peki sizin yorumunuz nasıl? Sevdiniz mi yılın rengini?

Yazar

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Pin It