Düşünüyorum da bazı kitapların nasıl su gibi aktığı, bazılarının nasıl haftalarca elde süründüğü bu yaşımda hala şaşırtıyor beni. Sözcüklerin ve fikirlerin ardı arkasına dizilişindeki gizem olayın tüm seyrini etkiliyor. Şimdi böyle bir giriş yapınca eminim aklınızda direkt bunu beğendiği için mi yoksa beğenmediği için mi yazdı sorusunun belirdiğini tahmin edebiliyorum. İki tarafa da gidecek yanıtımı hemen detaylandırayım. 🙂
2 yıl kadar önce Matt Haig‘ in çok satan kitabı Midnight Library yani Geceyarısı Kütüphanesi‘ ni okumuş ve burada da kaleme almıştım. (şimdi fark ettim de iki kitaba da çok sık gitmediğim bir lokasyon olmasına rağmen Cunda’ da başlamışım, enteresan) O kitabın konusunun çekiciliği bir yana akıcılık noktasında da oldukça başarılı olduğunu söyleyebilirim. Zaten Türkçe’ ye “Zamanı Durdurmak” olarak çevrilen kitabı almama neden olan refleks de buydu.

1581 yılında doğmuş Tom Hazard’ ın genetik bir kodlanma durumundan dolayı hala yaşıyor oluşu ve yüzyıllar içinde yaşadığı hayatlara tanık oluyoruz. Bu diğer kitaptaki gibi bir ihtimaller silsilesi değil bu kez. Buradaki fantastik kurgu farklı. Esasen konu ilgi çekici olsa da başlığı itibariyle bende daha farklı çağrışımlar yapmıştı. Dolayısıyla kitabın ortasına kadar hani o “ee şimdi ne olacak, nerede başlayacak sürüklemeye?” sorusu vardır ya okurken zihni kurcalayan, devamlı arka planda o soru çınladı. Tom Hazard Albatross Society önderliğinde kimliğini koruma peşindedir. Ancak çok uzun zaman sonra burada bulunmasının onun avantajına mı dezavantajına mı olduğunu sorgulamaya başlar.
Kitaba kesinlikle kötü veya başarısız diyemem, hatta beğendim de ancak bir yazarın bir romanını okuduktan sonra oluşan tehlikeli (!) beklentinin kurbanı oldum diyebilirim kendi içimde. Biraz daha tarafsız ve beklentisiz bir bakış açısıyla kitabı okusam eminim daha farklı düşünüyor olabilirdim. Bu tarz fantastik kurgu romanlarını seviyorsanız şans vermelisiniz. En beğendiğim kısımlar I. Elizabeth Londra’ sında geçen, Shakespeare’ e kanlı canlı rol veren, Montaigne’ i sahneye alan, caz kuşağına gönderme yapan bir romanın tatlı taraflarını da belirtmeden geçmek istemem. Bu dalgalı kurgulamaları genel itibariyle beğeniyorum. Okursanız görüşlerinizi mutlaka bana da iletin.